Avrupa fiziksel özellikleri

Kıtalararası Irkların Fiziksel Özellikleri. ... Deri rengi Avrupa’da kuzeyden güneye gidildikçe koyulaşır, İsviçrelilerin sarışın, İspanyolların esmer oluşu gibi. Kuzey Afrika da deri rengi koyulaşmaya devam etmektedir. Asya da ve kuzeyde sarışınlar bulunur. Güneye gidildikçe de zencileşir deri rengi. Rahat Tavırlar. Çocukluklarından itibaren “kız çocuğu sesli gülmez, kız çocuğu büyüklerinin yanında bacak bacak üstüne atmaz” gibi kız çocuğuna özel kısıtlamalara maruz kalmadıklarından Avrupalı kadınlar toplum içinde daha serbest hareket ediyorlar. Yüksek sesle konuşup gülebilir, bacaklarını toplamadan oturabilir, ağızlarını şapırdatarak yemek ... Neandertal İnsanların Fiziksel Özellikleri. Neandertallerin fiziksel özellikleri dönemin Avrupa buzul koşullarına uyum sağlamıştır. Günümüz insanlarınınki kadar ve hatta daha büyük, geriye doğru uzayan bir kafatası, dışarı çıkık bir yüz, kemerli bir alın, kalın bir gövde, kısa kollar ve bacaklara sahiptirler. Avrupa; doğuda Asya kıt’ası, güneyde Akdeniz batıda Atlas okyanusu ve kuzeyde ise Kuzey Buz denizi ile çevrilidir. Büyük bir kısmı ova ve plâtolarla kaplı olan Avrupa’nın ortalama yükseltisi oldukça azdır. Avrupa’nın en önemli yükseltisi kıt’anın güney kısmında uzanan Alp dağlarıdır. ISO 9001 belgelerine sahip olan ARALSAN, CE sertifikalı olarak ürettiği ürünlerinin yaklaşık % 50'sini Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerine ihraç etmektedir. ... Atmosferik basınçta kuru havanın sıcaklığa bağlı değişen fiziksel özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Su Fiziksel Özellikleri. Kuru Hava Fiziksel Özellikleri. Yükselen Balık Burcunun Fiziksel Özellikleri Nelerdir? Fiziksel görünüm bireysel doğum haritalarına göre değişkenlik gösterebilse de, genel olarak yükselen Balık burçları orta-kısa boylu, açık tenli insanlardır. Kaslı ve atletik bir yapıda olmaları zordur. Etleri daha yumuşaktır. Avrupa kıtası dünya üzerindeki en önemli ve en gelişmiş ülkelerin bulunduğu kıta olması sebebiyle dikkat çekmektedir. Tarihi çok eski zamanlara dayanan kıtalardan bir tanesi olması sebebiyle dünya da en çok turist çeken kıta olma özelliğini de elinde bulundurmaktadır. Avrupa'da Amerika'nın işlerine karışmamalı, uzak durmalıdır. (2) Eğer bir Avrupa devleti Amerika kıta'sına ayak basar ve sömürgecilik teşebbüsünde bulunursa, ABD bu hareketi düşmanca sayacak ve karşı duracaktır. Bunun üzerine, Avrupa devletleri Amerika kıta'sına gelmeye cesaret edemediler. 1820-1830 yılları arasında ... Avrupa' nın genel coğrafî özellikleri şöyledir; - Avrupa bir devrimler kıtasıdır. Özellikle demokrasi, endüstriyel ve bilimsel açıdan dünyayı etkileyen devrimleri gerçekleştirmiştir. - Nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bir kıtadır. Hayat seviyesi yüksektir. Nüfus artışı çok azdır. Yükselen Başak Burcunun Fiziksel Özellikleri Nelerdir? Fiziksel görünüm bireysel doğum haritalarına göre değişkenlik gösterebilse de, genel olarak yükselen Başak burçları bir şekilde her zaman göze güzel görünürler. Fiziksel olarak yapıları ne olursa olsun, tarifi zor zerafetleri vardır ve çok kibardırlar.

Neopatrimonyal liderler çağı ve demokrasi

2020.03.10 21:05 karanotlar Neopatrimonyal liderler çağı ve demokrasi

Cemal Tunçdemir
Demokrasiyi kullanarak iktidara gelmiş devlet başkanının, yolsuzlukları, baskıları, suistimalleri, anayasal çizgileri aşması yaptırımsız kaldıkça, bunlar normale dönüşüyor...
Foreign Affairs dergisinin yayın yönetmeni Gideon Rose, derginin 2019 Eylül/Ekim sayısındaki başyazısında, son 100 yılda lider tipi döngüsünü şu şekilde sınıflandırıyor:
"1920'lerin toy Demokrat liderlerini, 1930'lar ve 40'ların faşist diktatörleri izledi. 1950'ler ve 60'lar milliyetçi liderlerin dönemiydi. 1970'lerin jerontokratlarından (ihtiyar kurtlar) sonra 1980'ler ve 1990'lar yeniden acemi demokratların dönemi oldu. Bugünlerde diktatör liderlere geri dönmüş görünüyoruz."
Elbette ki bu döngüyü bütün dünyaya genelleştirmek de veya tüm ülkeler için kaçınılamaz bir kader olarak görmek de çok yanıltıcı olur. Ama birçok demokrasinin 2010'lu yıllarda ürettiği otokrat liderlerin birbirlerine benzerlikleri de dikkat çekici bir gerçek.
Bunun, ideolojik veya kültürel bir benzerlik olmadığı açık. Aksine, bu alanlarda tam bir çoğulculuğa sahip oldukları son 10 yılda görüldü. Kapitalist liberteryan beyaz ırkçısı Trump'tan, solcu siyahi Jacob Zuma'ya, Anglo Sakson muhafazakar Boris Johnson'dan Ortodoks 'çar' Putin'e, Katolik solcu Duterte'den, Katolik sağcı Jair Bolsonaro'ya, Nazi grupların favorisi Hristiyancı Orban'dan, Yahudi milliyetçisi Netanyahu'ya, Latin dünyasının Bolivar'ı olma heveslisi solcu Latin devlet başkanlarından, Müslüman dünyasının halifesi olma heveslisi Ortadoğu liderlerine, Hindu Modi'den Pakistani popülist Imran Khan'a, Katolik muhafazakar Jarosław Kaczyński'den ateist Miloš Zeman'a ve daha birçok 'seçimle' başa gelmiş lidere kadar isimleri birleştiren şeyin bir ideoloji veya tek bir kültür olduğunu söylemek imkansız.
Elbette ülkedeki "tek otorite, tek adam" olma hevesleri en ortak özellikleri. Hepsi tam anlamıyla henüz diktatörlüklerini kuramamışsa da, 'Türkmenistan devlet başkanı gibi olmak' hepsinin kızıl elması.
Bu neo-diktatörleri veya dikta heveslilerini, diktatör denince akla gelen ilk isimler olan, Stalin, Hitler ve Mussolini gibi 20'nci yüzyıl diktatörlerinden ayıran bir özellikleri var.
Bu yeni dalgada ideoloji de, politik gaye de, kutsal dava da, 'milli mesele' de tek: Liderin şahsı. O şahsın mutlak iktidarını tesis etmek ve onu ömrü boyunca o koltukta tutmak…
20'nci yüzyıl diktatörlükleri çoğunlukla 'korporatist' diktatörlüklerdi. Bir ideolojik yaklaşımın, ırkçı bakışın, etrafında kümelenmiş bir bürokratik yapının, partinin, kadronun diktatörlüğüydü. Günümüzdeki dalganın liderleri de, henüz mutlak iktidar yolunun başındayken korporatist stratejiler izliyor elbette. Bir sosyal kesime, bir ideolojik yaklaşıma, bir politik gruba veya partiye dayanıyorlar. Mutlak iktidara ulaştıktan sonra da kendi etraflarında sözde 'milli birlik' tesis etmek için bir takım dini hamasi söylemleri ve vurguları sıklıkla kullanmaya da devam ediyorlar.
Örneğin bu liderlerin istisnasız hepsi politik davalarını, 'elitlere karşı milletin hakiki evlatlarının mücadelesinin temsilcisi olmak' gibi müphem bir yaklaşıma indirgiyor. Bu müphemiyet sayesinde, hayatı sefahat ve israfın geçit töreni olan milyarder Donald Trump, iki yıl öncesine kadar garsonluk yaparak hayatını kazanan solcu politikacı Alexandria Ocasio-Cortez'e 'elit' damgasını kolayca vurabiliyor. Destekçileri de, peşinden gittikleri 'tarihi' liderin, "milletin hakiki evladı sizsiniz. Sizin dışınızdaki herkes vatan haini, dinimizin düşmanı, ekmeğimizin düşmanı. Bu ülkeyi sömürmek ve bu milleti dejenere etmek isteyen küresel güçlerin piyonu" telkinine kolayca kanabilecek bir sığlık ve paranoyanın pençesinde. Evrende olan biten her şeyi kendileri ile ilgili veya kendilerine karşı bir komplonun parçası zannedecek kadar dünyadan habersiz, eğitim ve kitap okuma ortalaması son derece düşük kitleler bu saçmalığa kolayca inanıp, ülke nüfuslarının en az yarısını yok edilmesi veya en azından ezilinceye kadar savaşılması gereken düşman görüyor. Kansas'ta, Alabama'da, Georgia'da hararetli bir Trump destekçisi ile konuştuğunuzda, sizin 'büyük resmi görmekten aciz kandırılmış bir insan olduğunuzu' büyük bir özgüvenle yüzünüze vuracaktır. Kendisi tam açıklayamasa da, dünyada perde arkasında ABD karşıtı küresel dış güçlerin büyük oyunları dönmektedir. Ve Trump bu oyunların önündeki tek engeldir. New York'u, Los Angeles'ı, Boston'ı, San Francisco'yu, Chicago'yu, yani gerçekte Amerika'yı Amerika yapan şehirleri hem de Amerikan milliyetçiliği adına nasıl düşman gördüklerine hayretle tanık olabilirsiniz.
Fakat, destekçisi yığınların aksine liderler, ağızlarından çıkan bu hamasi, coşkulu sözlerin gerçekliğiyle çok ilgili değiller. Hayatta samimiyetle ilgilendikleri tek gerçek, kişisel iktidarlarının devamı. Hem de hayatları boyunca devamı…
Bunun için de neredeyse tamamı, liderliklerini, ülkelerinin ikbali ile özdeşleştiriyorlar. Onlar başta oldukça ülke var olacak, onlar liderlikten giderse ülke çökecek ve düşmanlara yeniden yem olacak. Lider, kaderin, ülke için seçtiği, alternatifi olmayan tek kişidir.
Game of Thrones dizisinde krallığın istihbarat yetkilisi Lord Varys, diziyi başından sonuna kadar seyretmemin en önemli nedeni olan ve Peter Dinklage'ın muazzam bir oyunculukla canlandırdığı Tyrion Lannister karakteri ile bir dertleşmesinde, "Bütün ömrüm farklı tiranlara hizmetle geçti. Hepsi, kendisini, kaderin seçtiği ve özel bir rol yüklediği özel şahsiyetler olarak görüyordu" diye yakınıp sözü o günlerde hizmetinde olduğu Kraliçe Daenerys'e getirir: "O da kendisini, hepimizi kurtarmaya gelmiş özel biri olduğuna inandırmış". Lord Lannister, dostunun endişesini abartılı bulur. Çünkü çok yakından tanıdığı, ezilenlere duyarlı olduğuna defalarca tanık olduğu Kraliçe Daenerys'in diğer tiranlardan farklı olduğuna gerçekten inanmaktadır. Ta ki, Daenerys'in iktidarı için binlerce sivili tereddütsüz yok edişinden sonra, cesetler ve enkaz üzerinde yaptığı zafer konuşmasında, bunun daha başlangıç olduğu ve yoluna çıkan herkesi böyle ezeceği ilanını dinleyinceye kadar... Tyrion Lannister, problemin, liderin kim olduğunda değil, kim olursa olsun fark etmez, tek bir insanın, karşı konulamaz, denetlenemez, sorgulanamaz böylesi bir güce sahip olmasından kaynaklandığını anlar ama artık çok geçtir.
Demokrasinim günümüzde ürettiği otokrat liderlerin bir çoğu, kişisel kariyeri ile ülke çoğunluğunun mensubu olduğu dinin akıbetini de özdeşleştirmiş halde. 'Dinin yaşayan son kalesi' oldukları, propaganda kampanyalarının asli iddialarından biri. Lider iktidarından olursa, bu sadece ülkenin değil, mensubu oldukları dinin de sonu olacak.
Uzun yıllar Moskova'da gazetecilik yapan Susan Glasser, Putin'in kendisini, Rusya'nın birkaç yüzyıllık makus talihini değiştirip yeniden cihanın emperyal hakimi yapacak 21'nci yüzyılın 'Çar Petro'su olarak sunduğuna dikkat çekiyor. Dünyanın önemli bir kısmınca 'Deli Petro' ve Ruslarca 'Büyük Petro' olarak isimlendirilen Çar Birinci Petro'ya atıfla... Putin, fiziksel ve liderlik olarak sürekli güç ve maçoluk gösterisi yapmaya fetiş düzeyinde düşkünlüğü, "Ortodoksi-Otokrasi-Rusçuluk" üçlemesine dayalı kadim çarlık doktrini iddialı yönetimi ile, modern bir demokrasinin sorumlu ve hesap sorulabilir devlet yöneticisi olmaktan çok, kimsenin hesap soramayacağı bir çar, ülkeye ait her şeyi veya konumu istediğine bahşedebilen bir hükümdar havasında.
Kişilik olarak, hayatı boyunca bir karikatürden fazlası olmasına imkan vermemiş eksik donanımına rağmen Trump da, kendisini sorgulanamaz, eleştirilemez kılacak böylesi bir tarihi rolü inşa etmeye çalışıyor. Evanjelist destekçileri, Donald Trump'ın İncil'de bahsedilen Büyük Kral Kiros olduğuna inandıklarını birkaç yıldır dile getiriyorlardı. Trump kendisi de artık Twitter'dan bu koroya katılıyor. 2008 seçiminde Liberteryan Partinin başkan adayı da olan aşırı sağcı Wayne Allyn Root'un 2019 Ağustos ayında attığı ve Trump'ı, "Tanrının (İsa'nın) yeryüzüne ikinci gelişi" olarak nitelediği sözlerini teşekkür ederek Tweetleyen Trump aynı günkü bir başka açıklamada da, kendisinin "Tanrı tarafından gönderilmesi beklenen kişi" olduğunu söylemekten çekinmeyecekti. Destekçileri de artık, "Trump'a muhalefetin, Tanrıya muhalefet olduğunu" açıkça savunacak kadar rahatlar bu konuda.
2000'lerin başında, Avrupa'nın yükselen yıldızı Macaristan'da iktidara gelip, birkaç yılda yeniden içe kapanık, ekonomisi gerileyen, otoriter bir doğu Avrupa ülkesine dönüştüren Viktor Orban, kendisini, “Hristiyan Avrupa'nın son umudu” olarak görüyor. Orban düşerse Macaristan düşer, Macaristan düşerse Hristiyanlık düşer. Orban, "Hristiyanlığın bugün dünyanın en mazlum inancı olduğu ve dünyada en fazla zulme maruz kalan din olduğu gerçeğinin", Avrupa Birliği ve "solcu liberal ikiyüzlülerce" görülmediğini savunuyor. Kendisinin 'dünya mazlumlarının en büyük sesi' olduğunu iddia ediyor. Orban, yönetiminin ana görevini, "Macaristan'ın ve Avrupa'nın Hristiyan kültürünü korumak" olarak tanımlıyor. Konuşmalarında yüzlerce kez, dünyadaki en büyük tehdidin de İslam ve Müslümanlar olduğunu belirtti. Buna rağmen, yaşadığımız tuhaf zamanların bir ironisi olarak İslamcı otoriter liderleri arasındaki dostları, Hristiyan nüfuslu ülkelerin liderleri arasındaki dostlarından çok daha fazla.
İngiltere'de iktidardaki muhafazakar parti üzerinde etkili bir güce dönüşmüş Brexit hareketinin lideri Nigel Farage, Hristiyanlığın, İngiltere'nin geleceğinin en önemli parçası olduğunu belirttiği konuşmasında, "Birleşik Krallık bir Hristiyan devletidir. Devletin her kademede bütün kurumları Hristiyanlığa göre konumlanmalı. Diğer partiler, dinimizi marjinalize ediyor. Bir tek biz savunuyoruz. Her politikamızı Hristiyan değerlerimize göre yapacağız" beyanında bulunuyor.
Brezilya devlet başkanı Jair Bolsonaro, seçildikten hemen sonra, Bolsanoro'yu 'Allah'ın iradesinin tecellisi' ilan eden ve seçimi 'Kutsal Haçlı Seferi' diye niteleyen muhafazakar yorumcu Filipe Martins'i başdanışmanı olarak atadı. Bolsonaro da, tıpkı, Trump, Orban, Avrupa aşırı sağı ve Putin gibi modern çağın birbirini denetleyen kurumlar üzerine kurulu devlet anlayışından hazzetmiyor ve Orta Çağ Avrupasına ayrı bir bağlılığa sahip. Kendi meşruiyetini de bunun üzerine kuruyor. 2018 Eylül ayında, "Bu laik devlet hikayesine artık yer yok, Brezilya bir Hristiyan devlettir" diye konuşacaktı. Laiklik, "küresel güçlerin Brezilyayı yozlaştırma ve kimliğini yok etme çabasının" bir ürünüydü. Seçim kampanyası sloganı ise, Nazilerin, "Her şeyden önce Almanya" sloganının farklı versiyonu olan "Her şeyden önce Brezilya, Her şeyden üstte Tanrı" şeklindeydi. Doğal olarak Bolsonaro'nun Brezilyası da Trump'ın hayalindeki Amerika gibi, vatandaş olan herkesin değil, 'milletin hakiki evlatları' dediği mevhum 'beyaz' bir kitlenin ülkesi... Nitekim Bolsonaro, Campina Grande'deki seçim mitinginde, "Milletin Brezilyasını inşa edeceğiz. Azınlık çoğunluğa tabi olmalı. Ya buna uyarlar veya defolup giderler" şeklinde konuşacaktı. Azınlık dedikleri ise, kıtanın gerçek yerlisi olan Kızılderili kabileleri, yüzyıllar önce Brezilya'ya zorla getirilmiş ve Brezilyayı Brezilya yapan kölelerin çocukları ile, bu politik saçmalığın nasıl küresel bir salgın olduğunu görecek kadar dünyayı takip eden eğitimli kentli Brezilyalılardı. Bu azınlıklar, ülkeyi yöneten güçler değildi. Hiç olmadılar. 'Tabi olmaktan' kastı, bu azınlıkların kamusal alandaki görünürlüklerini bırakması...
Hindistan'da ise Bollywood aktörü Rajinikanth Chennai, Keşmir'i ilhak politikasını çok beğendiği başbakan Narendra Modi'yi geçtiğimiz Ağustos ayında, Hindu tanrısı "Krişna'nın yeniden tecellisi" olarak vasıflandıracaktı. 65'nci doğum gününde ise Modi'ye bir başka Hindu tanrısı Vişnu'nun avatarı olarak ibadet edildi. Hindistan genelinde birçok Hindu tapınağına Modi'nin ikonaları da dua edilecek tanrı heykeli olarak yerleştiriliyor. Modi'ye karşı çıkmak artık Hindu tanrılarına karşı çıkmak olarak lanse ediliyor. İktidardaki Hindistan Millet Partisinin(BJP) birçok yöneticisi son bir yılda değişik açıklamalarında Modi'ye dini ve ilahi ünvanlar atfettiler. Hindu dincisi ve milliyetçi tabanı Modi'yi, "Akhand Baharat (Bölünmemiş Hindistan)" idealini nihayet gerçekleştirecek bir tanrı reenkarnasyonu olarak görüyor. Akhand Baharat, bugünkü Afganistan ve Pakistan'dan Bangladeş'e, Myanmar ve Nepal'den Sri Lanka'ya bütün alt kıtayı Hindu dini kimliğinin bölünmez vatanı olarak görüyor. Müslüman ve Hristiyan Hindistanlıların ise Ortadoğu'ya gitmesi gerektiğini savunuyor.
İsrail'de Netanyahu son iki seçim kampanyası boyunca kendisini "Yahudiliğin son umudu" ve İsrail'in "vazgeçilemez lideri" olarak sundu. Kendisi de birçok destekçisi de, "O düşerse İsrail de, Yahudilik de düşer" savında. Tıpkı Modi, Orban, Trump, Bolsonaro ve diğer birçok popülist lider gibi 'laik devlet'i İsrail'in önünde bir engel olarak görecek kadar aşırı sağa savrulmuş durumda. Tıpkı Trump gibi, inançlı bir yaşamı olmaktan çok uzak olduğu halde, tıpkı Trump gibi iktidarını pekiştirmek için, İsrail'i açık bir teokrasiye dönüştürmek isteyen fanatik dincilerle seçim ittifakları kurmaktan çekinmedi. Netanyahu'nun muhalifi olan Yahudi çoğunluğun payına ise, 'özünden nefret eden Yahudi' suçlamasından başlayıp, "İsrail'in ve Yahudiliğin düşmanı" ve "din-vatan hainliğine" uzanan bir yelpazede yaftalar düşüyor.
Neopatrimonyalizmin doğuşu
Demokrasilerin ürettiği bu yeni dalga otoriterler ve popülist liderler, yepyeni bir durumla karşı kaşıya olduğumuz anlamına gelmiyor. Bazı politik bilimcilere göre, aslında tarih kadar eski bir yönetim tarzının, yani 'patrimonyalizm'in modern versiyonu ile karşı karşıyayız.
Patrimonyalizm, Max Weber'in 1922 tarihli Ekonomi ve Toplum çalışmasında literatüre kazandırdığı bir kavram. Patrimonyal düzende lider, otoritesini, tepesinde kendisinin olduğu bir kişisel çıkar ağı kurarak yürütür. Liderin altındaki çarkın dişlilerinin sadakati, liderin, onlara sunduğu ihsanlarla (toprak, kamu ihaleleri, makam, yolsuzluklarına, suistimal, suçlarına göz yumulması vs) sağlanır.
Politik bilimci Nathan Quimpo, patrimonyalizmi, 'hükümdarın, kamusal olan ile şahsi olanı ayırt etmediği ve devletin bütün imkanlarını, işlerini, şahsi imkanı ve işi gibi gördüğü yönetim' olarak tanımlıyor. Patrimonyal düzende devlet başkanı, kişisel cüzdanı ile hazine arasında hiç bir fark görmez. Hazineyi kendi kişisel lüks giderleri, siyasi ve kariyer çıkarları için rahatça ve çekincesiz kullanabilir. Bu bakış, lidere sadık bütün devlet kadrosu için de aynen geçerlidir. En küçük ilçedeki yetkiliye kadar kimse, şahsi cüzdanı ile emrindeki kamu imkanları arasında bir fark görmez. Normal bir demokraside yolsuzluk, suistimal, zimmet, rüşvet olarak görülecek her şey, yaygın ve olağan bir uygulamaya dönüşür.
ABD'deki en kıdemli Sovyet uzmanlarından biri olan Profesör Richard Pipes ise, patrimonyalizmi, 'egemenlik hakkı ile sahiplik hakkının farkları anlaşılmayacak kadar iç içe geçtiği, politik yetkilerin bir işyerinin sahibinin kendi işyerinde yetkilerini kullanması gibi kullanıldığı düzen' olarak tanımlıyor.
Ağalık da dar alanda bir patrimonyal yönetim şeklidir. Ağa ve ailesi, kutsaldır, dokunulmazdır, liderlikleri tartışılmazdır. Aşiret üyeleri, bütün emekleri, konumları, toprakları ve malları ile ağaya aittir. Ağa, köylülerin emekleriyle ürettiğini istediğine verir, istediğinden alır. Ağanın keyfiyetini sorgulamak en hafif tabirle, onun verdiği rızka "nankörlük", en ağır haliyle aşirete ihanettir. Ağalığın daha geniş alandaki formu sultanlıktır. Ki zaten Weber, bir başka yerde patrimonyal yönetime 'sultanizm' de der.
İşte, 'neopatrimonyalizm' kavramının doğmasının sebebi de budur. Sosyolog Shmuel Eisenstadt, 1973 yılında yazdığı bir makalede, geçmişteki feodal beyler, krallar, padişahlar, sultanlar, ağaların geleneksel patrimonyalizmini, normalde böyle davranmanın anayasal suç olması gereken modern demokrasilerdeki patrimonyalizmden ayırmak için, bu ifadeyi kullanacaktı.
Neopatrimonyalizm, literatüre güçlü şekilde 1980'li yıllarda girdi. Afrika'nın kolonyalist güçlerden bağımsızlıklarını yeni kazanmış birçok genç devletinde 'seçimlerle' ortaya çıkan lider kuşağının ortak özelliklerinin politik bilimcilerin dikkatini çektiği dönemde (Sonraki onyılda genç Afrika 'demokrasilerine' bu konuda, Sovyet despotizminden kurtulup "demokrasi nimetiyle" tanışan Orta Asya ülkeleri de katılacaktı).
Afrika'daki yönetimler konusunda dünyada en yetkin politik bilimcilerden biri olan Michael Bratton ile Cornell Üniversitesi politik bilim profesörü Nicolas van de Walle'nin 1994 yılında yayınladıkları ünlü makale, Afrika'nın otoriter liderlerinin temel karakteristiğini 'neopatrimonyalizm' olarak adlandıracaktı.
Van de Walle ile Bratton makalelerinde, "Neopatrimonyal rejimde lider, otoritesini, patronaj düzeni aracılığıyla sürdürür, ideoloji veya mevzuata dayanarak değil" diye yazdılar ve eklediler, "Bu rejimde yönetim hakkı bir şahsındır, bir makamın değil".
Bu iki politik bilimcinin tanımladıkları neopatrimonyal düzende, politik ve bürokratik kadroları, anayasal düzen kültürü değil, bir şahsa sadakat ve sosyal statüsünün o şahsın liderlikte kalmasına bağımlılık haleti yönlendirir. Bu düzende, devlet kadroları için başta anayasa olmak üzere mevzuatın ve anayasal kurumsal yapının hiçbir önemi yoktur. Hepsi göstermeliktir. Parlamentodan, yargıya, ordudan polis gücüne kadar bütün devlet aygıtları, anayasaya, millete, ülkeye değil sadece ve sadece lider ve ailesine sadıktır. En yüksek otorite liderin talimatlarıdır.
"Lider, devletin tüm makamlarını, halka ve ülkeye hizmet düşüncesiyle değil, kendi kişisel ikbal ve çıkarının gereklerine göre doldurur". Yine neopatrimonyal düzende, "şahsi çıkar ile kamusal çıkar arasındaki farkın görülmesini imkansız kılacak bir bulanıklık oluşturulur". Devletin kasası ile liderin kasası arasında hiçbir sınır kalmaz. Bu düzende, kamudaki her yetkili, yapması gereken her şeyi, kişisel bazı çıkarlar (üst makama gelmek, koltukta kalmak, aday listesine konmak, ihale, komisyon, hisse, rüşvet vs) karşılığında yapar. Maddi çıkarlar elde eden her 'müşteri', bu 'politik' düzenin sadık bir savunucusu haline gelir.
Neopatrimonyal düzende yolsuzluk, bireysel bir kanunsuzluk olmaktan çıkar, sistemli bir hükümet uygulamasına dönüşür. Afrika ülkelerinin hazineleri, on yıllarca neopatrimonyal liderlerin kişisel kumbarası gibi oldu. Örneğin O dönemdeki adı Zaire olan Demokratik Kongo Cumhuriyetinin devlet başkanı Mobutu Sese Seko, 1970'lerde kendisine kıyafet almak için bile Paris'e süpersonik Concorde uçak kaldıracak kadar pervasızlığıyla hatırlanıyor. Sese Seko'nun ailesi, devlet kurumlarının parasını ve hatta merkez bankası rezervlerini istedikleri gibi harcayabiliyorlardı. Çocuklarının, kişisel harcamaları için Merkez Bankasından sadece 1977 yılında çektikleri para 71 milyon doları bulmuştu. Rusya'da Putin, 2014 yılı kış olimpiyat oyunları için tüm zamanların rekorunu kırarak 50 milyar dolardan fazla para harcayacaktı ve bu paranın üçte ikisi, Rusya'daki birçok ihaleyi alan Putin'in eski KGB arkadaşlarının firmalarına gidecekti. Uluslararası Şeffaflık Derneğinin raporuna göre Macaristan'da 2018 yılındaki bütün kamu ihalelerinin en az yarısında sadece tek bir teklif yer aldı ve ihaleyi kazandı. Orban da, tıpkı Putin, Modi, Duterte ve diğerleri gibi, kendisine bağlı dar bir işadamı grubu ile kamunun bütün harcamalarını yeniden kendisine ve sadıklarına kazandırıyor. Bunu da, 'onlara karşı güçlü olmalıyız' şeklinde meşrulaştırıyor.
Neopatrimonyal rejimi sürdüren çıkar ağına dayalı yönetim tarzı, aslında en büyük zaafiyetinin de kaynağıdır. Neopatrimonyal düzen, istisnasız olarak, sürekli ekonomik gerileme ve kronik mali kriz üretir. Halkına müreffeh bir yaşam sağlaması imkansızdır. Lider ise, ekonomi her gün bir öncekinden daha kötüye giderken, kurduğu sistemin devamını sağlamak için kişisel, grupsal sadakatleri ödüllendirmeye devam etmek zorundadır. Bundan vazgeçemez. Çünkü, 'çıkar', liderin çarkının bütün dişlilerini çalıştıran yegane motivasyondur. Lider, etrafındaki ağın, devlet iktidarı, devlet imkanları, makam ve rant paylaşımı yoksa, bir saniye bile yaşamayacak bir ağ olduğunun farkındadır. Ama ekonomi daraldıkça bu adaletsiz çıkar dağılımına toplumun diğer kesimlerinin duyacağı tepki de kaçınılmaz olarak büyür. Her neopatrimonyal düzende, bu yüzden, sosyal kaos kaçınılmazdır.
Bunun için de, neopatrimonyal liderler, 'ülkemizi sömürmek isteyen dış güçler, çıkarlarının önündeki en büyük engel olan lideri devirmek için ülkemizi karıştırmak istiyor' iddiasının sürekli canlı tutmaya çalışır. Böylece, lidere her gerçek eleştiri ve muhalefet, kolayca 'dış güç taşeronluğu', 'vatana ihanet' olarak lanse edilebilir.
Neopatrimonyalizmin ilk ortaya çıktığı Afrika'da, sömürgecilik hâlâ yaşayan bir hatıra olduğu için, diktatör liderler, on yıllarca kendi muhaliflerini, eski sömürgeci güçlerin taşeronları olarak yaftalamayı kolayca başarabildi. Örneğin, sosyalist lider Robert Mugabe, seçildiği 1980 yılından, 95 yaşında zorla devlet başkanlığından uzaklaştırıldığı 2017 yılına kadar geçen 37 yıl boyunca, kendisine her muhalefeti, Zimbabwe'yi yeniden sömürge yapmak isteyen Batılı güçlerin piyonları olarak yaftalayacaktı. Bu 37 yılda Mugabe, ezilen halkın temsilciliğinden, dünyanın en zengin devlet başkanlarından birine dönüşürken, Zimbabwe halkı dünyanın en yoksul uluslarından birine dönüştü.
Güney Afrikalı politik bilimci William Gumede, 2017'de yayınlanan makalesinde şöyle yazıyor:
"Birçok Afrika lideri, yıllarca, sömürgeci güçler ülkeyi yeniden sömürge yapmak için ülkemizi istikrarsızlaştırmak istiyor öcüsünü, başarısızlığın, berbat yönetimin ve yolsuzlukların yegane sebebi olarak gösterdi. Koloni güçleri, lideri koltuğundan ederek, yeniden ülkenin yer altı kaynaklarının sahibi olmak istiyor korkusunu hep canlı tuttular".
Gumede'ye göre, 'yarı-doğrular' veya 'doğruymuş görünen desteksiz iddialar', halkın bir kesiminin sürekli ikna olmasını sağladı. Jacob Zuma'nın, makalenin yayınlandığı günlerde partisinin gençlik kolları toplantısındaki bir konuşmasına sözü getiriyor Gumede:
"Zuma, bu ülkede ekonomi ırksal öğelere göre yapılandırılmıştı, biz bunu yok etmenin mücadelesi içindeyiz, diyor. Bu elbette ki doğru. Ama Zuma, ekonomideki ırk ayrımcılığını sadece, ailesi, kadrosu ve müttefikleri dahil dar bir siyah elit grubu için kaldırdığından, siyahların çok büyük kesimini aynı yoksulluğun pençesinde bırakmaya devam ettiğinden bahsetmiyor."
Afrika dışındaki neopatrimonyal rejimler ise, kim olduklarını asla somut olarak açıklamadıkları, 'küresel güçler' veya '13 aile' gibi komplo teorileri ile, öcü boşluğunu doldurmaya çalışıyor. Neopatrimonyal lider dalgasının, 'dış güçler ülkemizi karıştırıyor' iddiasının "delil" ihtiyacını en kolay karşılayan isim ise hiç şüphesiz 'Soros'. Forbes'un zenginler listesinde 178'nci sırada yer alan Amerikalı yatırımcı George Soros'un desteklediği vakfın, 'basın özgürlüğü', 'protesto hürriyeti', 'şeffaflık' ve 'hukuk devleti' savunuculuğuna soyunması, bu kavramlardan çok da hazzetmeyen neopatrimonyal yönetimler için, kendi toplumlarından yükselen böylesi her talebi, 'Soros'un talebi' ve dolayısıyla da 'küresel dış güçlerin isteği' olarak yaftalamasına zemin hazırlıyor. İstisnasız hepsi, kendi icraatlarının ürünü olduğu çok açık krizlerde bile, "asıl suçlu" olarak, Soros'u gösteriyor. Trump'tan Netanyahu'ya, Modi'den Orban'a, Hamaney'den Bolsonaro'ya kadar, "Soros'un ülkelerini yıkmaya çalıştığını" iddia etmeyen popülist lider yok.
Profesör Bratton ve Van Walle, neopatrimonyal rejimlerin, 'millet' ve 'milli irade' edebiyatını dillerinden hiç düşürmedikleri halde ironik olarak sivil toplumu nasıl yok ettiklerine de dikkatimizi çekiyor. Ona göre, şahsının iktidarına karşı potansiyel taşıyabilecek her şeye duyarlı neopatrimonyal lider, toplumda, kontrolü altında olmayan hiçbir merkez istemediği için bütün sivil örgütlenmelere iki seçenek sunar: Koşulsuz biat, devlet gücüyle ezilerek yok edilme. Neopatrimonyal liderin liderliği güçlendikçe, seçimlerin, meclislerin, siyasal partilerin, sendikaların, stk'ların güçleri hızla erir. Zirve noktası ise Türkmenistan'ın seçilmiş devlet başkanı gibi olmaktır. O noktada lideri açıktan eleştirmemek de yetmez. Muhalefet partileri de dahil, lideri açıktan savunmayan, övmeyen kimse politikada, kamusal konumda, ticarette, sosyal statüsünde kalamaz.
Walle ve Bratton'un Neopatrimonyal rejimin doğası ile ilgili dikkatimizi çektiği bir başka detay ise, bu rejimin yönetim mekanizmaları içindeki saflaşmaların niteliği. İki profesöre göre, neopatrimonyal rejimde saflaşmalar, 'şahinler – güvercinler' veya 'muhafazakarlar – liberaller' gibi bakış, üslup, yaklaşım farklılıklarından oluşmaz. Politik pozisyonlarını belirleyen tek motivasyon, patronaj sisteminin içinde olmak veya dışlanmak. Yönetici daireden dışlandığı ve bir daha sistemin içine giremeyeceğini düşünen her üye, muhalif zemin için potansiyel yapı taşı olur. Neopatrimonyal rejimlerde üst düzey makamlarda sürekli işten almaların ve yeni atamaların yapılmasının nedeni de budur. Lider, "yakın zamanda bahşedilebilir makam, statü, adaylık" beklentisini diri tutarak kadrosunun sadakatini besler. 'Kabinede değişiklik hazırlığı', 'X kurumunun yönetiminde değişiklik hazırlığı', 'erken seçim' kulisleri hiç eksik olmaz. Yine lider, kendisi dışında ikinci bir kişinin güçlenmesini engellemek ve asıl patronun kim olduğunu göstermek için de, üst düzey makamlardakileri dönüşümlü olarak değiştirir.
Neopatrimonyalizm, onlarca yıl, zaten, kabile şefliğinin ve kişi kültünün görece yüksek olduğu Afrika'da uygulandığında çok fazla dikkat çekmemişti. Afrika politikası konusundaki en uzman isimlerden biri olan Cambridge Üniversitesi profesörü Christopher Clapham'ın 1990'ların başında neopatrimonyalizmi, 'otoriterliğin en sessiz formu' diye nitelemesinin nedeni buydu. Ancak, neopatrimonyalizm, son 10 yılda görece kentlileşmiş, sanayileşmiş, eğitim düzeyi yüksek demokrasilerde de ortaya çıktıkça, günümüzde otoriterliğin en gürültülü, en dikkat çekici formuna dönüştü.
Öyle ki, dünyanın en güçlü demokrasisi için bile 'neopatrimonyalizm' ciddi bir olasılığa dönüşmüş durumda. Van de Walle, 2017 yılında gazeteci Zack Beauchamp'a verdiği bir demeçte, Donald Trump'ı kast ederek, "Görevdeki başkanın neopatrimonyal bir yönü var. Monarşik temayülü var" diye uyaracaktı.
5 Şubat 2020 günü Senato'nun da aklamasından sonra Trump'ın, arkadaşı hakkındaki bir ağır ceza davasına hem de Twitter üzerinden müdahale edebilme cüreti bulması da oldukça alarm verici. Tıpkı aynı günlerde istihbarat başkanlığına, şahsına, ABD anayasasından daha çok sadık olacak bir politik ismi ataması gibi… Cumhuriyetçi Partiyi tamamen kendisinden ibaret hale getirmenin avantajıyla Kongre'yi, art arda yaptığı atamalarla yargı erkini adım adım işlevsiz hale getiriyor. Devlet gücünü, Amerikan tarihinde görülmemiş ölçüde, seçime etki etmek için kullanacağını gösteriyor.
Sopranos dizisinde Tony Soprano'nun, psikiyatristine, "Ters bir Kral Midas gibiyim. Dokunduğum her şey çöpe dönüşüyor" diye yakınması gibi, Neopatrimonyal liderlerin de, 'millileştiriyoruz' iddiasıyla kişisel egemenliklerine alıp da birer çöpe dönüştürmedikleri bir kurum kalmıyor.
Sovyet sonrası Orta Asya cumhuriyetleri konusundaki çalışmalar yapan, Toronto Üniversitesi otoriter yönetimler uzmanı Seva Gunitsky'nin, neopatrimonyal düzen oluşması sürecini bir tür darbe olarak nitelendirmesi bundan. Demokrasiyi kullanarak iktidara gelmiş devlet başkanının, yolsuzlukları, baskıları, suistimalleri, anayasal çizgileri aşması, yaptırımsız kaldıkça, bunlar normale dönüşüyor. Anayasal kurumlar hızla erimeye başlıyor:
"Kurumların bu şekilde hızla erozyona uğraması, günlük olarak gözlemlenecek açıklıkta olmuyor. Yani, silahlı kişiler gönderilip, televizyonlar ele geçirilmiyor. Bir gece her yere baskın yapılıp sokağa çıkma yasağı ilan edilmiyor. Birbirinden bağımsız olması gereken kurumları ayıran çizgiler, adım adım ilerleyen bir süreçte neredeyse görünmez hale getiriliyor".
Bugünlerde bütün dünya, yeni bir demokratik eğitimden geçiyoruz. Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, milli iradenin en yüksek tecelligâhının devlet başkanı değil parlamento olması, hukukun üstünlüğü, üniversite, basın ve protesto özgürlüğü gibi kurumlar niçin oluştu yeniden hatırlamaya başlıyoruz.
Efsane aktör Jimmy Stewart, demokrasinin en kara günlerinde, 1939'da çekilen Mr. Smith Washington'a Gidiyor filminin en etkileyici sahnelerinden birinde Senato'ya hitap ederken, "Hiçbir şey için çok geç değil. Büyük ilkeler, bir kez inkişaf etti mi bir daha kaybolup gitmezler. O ilkeler hâlâ gözümüzün önünde. Sadece yeniden görmeye ihtiyacımız var" diye konuşmuştu.
Harvard Üniversitesi tarih profesörü Jill Lepore, New Yorker dergisinin 3 Şubat sayısında bu ünlü sahneyi de hatırlattığı yazısında, 1930'larda herkesin demokrasinin bir daha dirilmemek üzere öldüğü düşüncesinin yaygınlaştığı günlere götürüyor bizi ve demokrasinin ünlü paradoksuna dikkatimizi çekiyor. Demokrasiyi savunmanın en iyi yolu, yine demokrasiyi eleştirmek ve demokrasinin ortaya çıkardıklarına itiraz etmek. Mükemmel bir demokrasi geçmişte yoktu zaten. Onu en uygar yönetim şeklinde dönüştüren ve sürekli geliştiren şey, hep insanların yine onun ürettiği sorunlara karşı mücadelesi oldu.
İkinci Dünya Savaşının şiddetlendiği 1943 yılında yazar E. B. White, Amerikan propaganda organizasyonu Savaş Yazarları Kurulundan, 'bize demokrasiyi tarif eder misiniz?' sorusu içeren bir mektup alacaktı. Usta yazar, "Demokrasi, maçın 89'ncu dakikasıdır. Henüz ispatlanması tamamlanmamış bir fikirdir. İnsanlığın dinlemekten henüz bıkmadığı bir şarkıdır. Savaşın Yazarları Derneğinin bile, savaşın ortasında bir sabah, ne olduğunu merak ettiği şeydir" diye yazacaktı yanıtında. "Demokrasi, bir zamanlar insanlık için bir anlam ifade ediyordu" diyor Profesör Lepore, "Hâlâ çok ciddi bir anlam ifade etmeye de devam ediyor".
https://t24.com.tyazarlacemal-tuncdemineopatrimonyal-liderler-cagi-ve-demokrasi,25807
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2019.11.03 14:14 masalokucomtr Vestel Klima Kullanma Kılavuzu

Vestel Klima Kullanma Kılavuzu
https://preview.redd.it/tjrad9mq0hw31.jpg?width=750&format=pjpg&auto=webp&s=f0fd869924eadd8e2c0a2fe893fbd25db316d56c
Saygıdeğer müşterimiz. Teknoloji ve doğa dostu olan Vestel ürününü tercih ettiğiniz için sizleri canı gönülden kutluyoruz. Sizlere beklediğinizin çok daha üstünde bir ürün sunmayı amaçlayan Vestel modern tesislerinde özen gösterilerek üretilen, titizlikle kalite kontrollerinden geçirilen Plazma İnverter WIFI 9 A Duvar Tipi Split Klimanız, gereken bakımını yaptırdığınız ve kullanımına özen gösterdiğiniz taktirde sizlere uzun yıllar verimli bir çalışma sağlayacaktır. Kullanım kılavuzu sizlere klimayı nasıl kullanacağınız konusunda yardımcı olur. Klimanızın en ileri teknolojik çözümleri içerisinde bulundurduğunu ve oldukça kolay bir kullanımının olduğunu göreceksiniz. Klimanızı kullandığınız süre boyunca memnun kalmanızı dileriz. Bu ürün, çevreye saygılı Vestel beyaz eşya AŞ tarafından doğa dostu olarak üretilmiştir.

Güvenlik İçerikli Önemli Bilgiler

Bu kılavuz, klimanızın güvenliği, ilk kullanımı, klimanızın bakımı ve temizliği ve kullanım amaçları ile alakalı önemli bilgiler içerir. Bu kullanım kılavuzunun her daim klimayla beraber saklanması gerekir. Ürünü başka birine devrettiğiniz taktirde klima kullanma kılavuzunu da vermeyi ihmal etmeyin. Klimayı kullanmaya başlamadan önce elektrik çarpması, yanık, yangın ya da yaralanma riskini en aza indirebilmek adına çok dikkatli bir şekilde okumalısınız. Uzun yıllar klimanızdan verim almak istiyorsanız klima temizliği, bakımı ve çalıştırılması konusunda hususlara mutlaka uyun. Klimanızın montajının kesinlikle Vestel yetkili servisi aracılığı ile yapılmasını sağlayın.

Klima Kurulumu İçin Güvenlik Uyarıları

ciddi yaralanmalara, ölümlere, mal kaybına neden olmaması için klima kesinlikle topraklama işleminden geçmelidir. Topraklama kablosu asla bir su borusuna, paratonere, bir gaz borusuna ya da telefon topraklama kablosuna bağlamayın. Montaj biter bitmez klimaya elektrik verin ve herhangi bir kaçak olup olmadığına emin olun. Bu işlemi yapmayı ihmal ederseniz, üründe hasar oluşmasına ve elektrik çarpmasına sebep olabilir. Montaj işlemi, montaj kuralları uygulanarak kesinlikle Vestel yetkili servisi tarafından yapılmalıdır. Montaj işlemini kendiniz yapmayı denemeyin. Böyle bir şey yapılması durumunda üründe hasar ya da yapan kişide yaralanma görülme ihtimali çok yüksektir. Klimanın kablo bağlantısı milli elektrik düzenlemeleri ilkesine uygun olarak işinde uzmanlaşan bir elektrikçi ile yapılmalıdır. Klima kalıcı şekilde sabit bir kablo donanımı ile bağlanmışsa ve 10 mA’’dan daha yüksek kaçak akıma sahipse sabit olan kabloya, çalışma akımı 30 MA’dan yüksek olmayan kaçak akım koruma rölesi bağlanmalıdır. Klimanız elektrik şebekesine uygun şekilde otomat ve gecikmeli olarak bağlanmalıdır. Klima montajı için yer seçimi yaparken asla sıvı ya da yanıcı maddelerin yer aldığı bir yeri seçmeyin. Böyle bir dikkatsizlik yaparsanız, sonuçları korkunç olabilecek bir yangına davetiye çıkarmış olursunuz. Klima kurulumundan sonra aşırı ses ya da titreşime maruz kalmamak adına klimanın tam olarak sabitlenmesini klimayı kuran yetkili personele hatırlatın. Dış ünite montajı yapılırken komşularınızı rahatsız etmeyecek bir yere montajlanmasını klima kurumunda görevli personelden rica edin. Klimada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise elektrik sigortasıdır. Montaj sonrası elektrik sigortasının sizin rahatlıkla ulaşacağınız bir yerde olması oldukça önem taşır. Bu sebeple bu konuya çok dikkat etmenizi öneririz. Klima sigortasına hızlı bir şekilde ulaşabilmeniz, olası bir sorunda elektriğini kesmenize yardımcı olur. Bu durum bir anda çıkan yangın, deprem ve buna benzer afetler için hayat kurtarıcı olabilir.
Klima sadece ürün üzerinde yer alan etiket baz alınarak çalıştırılmalı ve bağlanmalıdır. Klimanızı kullanmadan önce mutlak suretle şebeke gerilim değerinizin ürün etiketinde yer alan değer ile uyum sağlayıp sağlamadığını kontrol ettirin. Klima, kesinlikle sigorta vasıtası ile topraklı enerji hattına bağlanmalı; ve klima denenmek için çalıştırılmalıdır. Topraklama yaptırmadan kullandığınızda yaşanması olası olan ya da yaşanan hiçbir zarar, üretici hatasından kaynaklı olmamaktadır. Klimada ne sorunu yaşanırsa yaşansın tamiri için mutlaka yetkili servisten faydalanın. Klima tamirinde yetkili olmayan kişilerce yapılan tamir sebebi ile doğacak sorunlardan yetkili servisi sorumlu tutamazsınız. İç ünite montajı yapılırken yerden yükseklik oranının 1,8 metreden daha az olmamasına özen gösterin. Klima kullanımı sırasında iç ya da dış ünitelerde yer alan deliklere cisim ya da parmak sokmak çok sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Dış ünitenin üzerine onu kapatacak bir madde koymamaya dikkat edin. Aynı şekilde önüne de herhangi bir madde koymayın. Hava akışını yönlendiren kanatların arasına kesinlikle bir cisim sokmayın. Böyle bir şey yaparsanız iç üniteye hasar vermekle birlikte yaralanma riskiniz de çok fazla olacaktır. Fan yüksek hızda döndüğü için de yaralanmalar meydana gelebilir. Yağmurlu ve gök gürültülü havalarda ya da ani elektrik kesilmelerinde klimanıza herhangi bir zarar gelmemesi için şarteli kapatarak klima güç bağlantısını kesmeyi ihmal etmeyin. Bunu ihmal edenler yangına veya elektrik çarpmasına maruz kalabilirler. Kyoto anlaşmasında da belirtildiği gibi klimalar, florlu sera gazlarını içerisinde barındırır. Klimadan çıkan havanın vücudunuza direkt olarak temas etmemesine çok dikkat edin. Bu durum, sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecektir. Hayvan, insan ya da bitki fark etmeden klimadan çıkan soğuk ya da sıcak havaya direkt maruz kalmamalıdır. Hava yönünü insanlara direkt üflemeyecek şekilde ayarlamaya özen gösterin. Uzun süre klima soğuğuna maruz kalmak, sizlere hem sağlık açısından hem de fiziksel zarar verecektir. Klima çalışırken kapı ve camlar kapatılmalıdır. Bu yapılmadığında klimanın performansında düşüş yaşanacaktır. Klimayı uzun süre hava alamayan ortamlarda çok fazla kullanmayın. Klimayı ocak, fırın ve buna benzer aletlerle çalıştırırken ortamı arada da olsa havalandırmak ihmal edilmemelidir. Kapı ya da cam açıksa veya bulunulan ortamda nem çok yüksekse klima uzun süre çalışır durumda kalmamalıdır. Dış ünite haricindeki klima parçalarını, yağmur, güneş ve buna benzer açık hava ortamlarında bırakmayın. Klimalar, kapalı ortamlar için ev tipi olarak tasarlanmıştır. Klimayı sadece amacına uygun olarak kullanın. Ortamı ısıtma veya soğutma dışında hayvan, gıda, bitki ve buna benzer şeyleri korumak adına kesinlikle kullanmayın. Klima kullanın amacının dışına çıkarak kullanıldığında üründe hasar meydana gelebilir. Bununla beraber bu durum, ciddi sağlık sıkıntıları da yaşatabilir. En önemlisi ise kullanıcı kaynaklı bir sorun olması nedeni ile klima garantisi iptal edilir. Bu koşullarda oluşacak hasar ne boyutta olursa olsun kullanıcı tarafından karşılanacaktır. Klimanız sadece açıklanan kullanım amacı niteliğinde kullanılmalıdır. Elektrik devresine fazla yük yüklendiğinde bu durum ciddi zararlara neden olacaktır. Bunu göz önüne alarak klima çalışırken başka yüksek güç çeken cihaz çalıştırmamaya özen gösterin. Klima için çoklu prizleri ya da uzatma kablolarını tercih etmeyin. İhmal durumu hasara ve elektrik çarpmasına sebebiyet verebilir. Klima kullanımı 8 yaş üzeri çocuklar, kısıtlı zihinsel, fiziksel, duyusal veya bilgi ve deneyim konusunda yetersiz olan kişilerin kullanması için gözetim altında tutulmaları ya da klimayı güvenli olarak nasıl kullanacakları konusundaki talimatları ve klima kullanımına dikkat edilmediğinde yaşanabilecek tehlikeleri anlamaları gerekir. Çocuklar, klimayı oynanacak bir araç olarak görmemelidir. Eğer klima temizliği ya da bakımını yapıyorlarsa, bu işlem sırasında mutlaka yanında bu işten anlayan bir büyük bulunmalıdır. Özellikle klima iç ünitesi çocukların uzak durması gereke n bir parçadır. Ambalaj malzemeleri, boğulmaya sebebiyet verebilecek malzemelerdir. Bu sebeple malzemeleri çocukların ulaşacağı kadar rahat yerlere koymayın. Kullanmaya başlamadan klima işlevlerini dikkatle kontrol edip tüm işlevlerin doğru olduğuna emin olun. Klima sadece klima gövdesinde ya da klimada yer alan elektrik kablosunda herhangi bir hasara rastlanmadığı zaman kullanılmalıdır. Elektrik kablolarında belirli aralıklarla hasar kontrolü yapmayı ihmal etmeyin. Klima elektrik kablosunun üzerine eşya koymak ya da kabloyu çekerek zorlamak tehlikeye sebep olabilir. Elektrik kablosunda herhangi bir sıkıntı yaşandığı anda olası bir tehlikenin önlenebilmesi adına sadece üretici önerili yetkili servisten yardım alınmalıdır. Klimanız, çalışmasında anormal durumlar söz konusuysa, klima kablosunda hasar varsa, klimada yer alan elektrikli parçalar ciddi şekilde zarar görmüşse, klima suya düşme, sel baskınına maruz kalma gibi sorunlardan dolayı ıslanmış ve elektriksel parçalar su temasına maruz kalmışsa, klimadan daha önce duyulmayan bir ses, koku ya da duman gelirse kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu belirtilerden bir tanesini bile yaşarsanız, klima ile elektrik bağlantısını kesmeli; klimayı kapatmalı ve yetkili servisi ile kısa süre içerisinde irtibata geçmelisiniz. Aksi taktirde hasar gören bir klima ya da klima parçaları sonucunda ciddi yaralanmalar yaşanabilir. Üreticinin tavsiye etmediği aksesuarların klimada kullanımı hem klimanın bozulmasına hem de sizin ciddi şekilde zarar görmenize sebep olabilmektedir. Klimanın soğutucu gaz dolaşımının gerçekleştiği gaz devresine asla kesici ya da delici maddelerle yaklaşmayın. Boru uzantılarındaki üst yüzey kaplamalarının ve ısı değiştirici gaz kanallarının delinmesi sırasında püskürecek gaz, ciddi göz yaralanmaları ve cilt tahrişlerine sebep olmaktadır. Klimaya doğru soğutucu veya yanıcı gaz içerikli spreyler sıkmayın. Klimada meydana gelen herhangi bir soğutucu gaz kaçağı esnasında ortamı havalandırarak mümkün olan en kısa sürede yetkili servisle iletişime geçmeniz sizlerin yararına olacaktır. Klimanın yer aldığı ortamda yanıcı gaz kaçağı yaşanması durumunda klimayı ve gazı kapatın. Ortamın tam olarak havalandığına emin olmadan klimayı kesinlikle tekrar çalıştırmayın. Klima elektrik kablosunun veya klimanın yakınında ısıtıcı tarzında maddeler bulundurmayın. Isıtıcıdan yayılan ısı, klimada yer alan plastik parçaları eritebilir. Nemli ya da ıslak eller ile klimaya temas etmeyin. Eğer uzun süre evde olmayacaksanız ya da bir şekilde klimayı uzun süre kullanmayacaksanız, elektrik bağlantısını sigortadan kesmelisiniz. Enerji kesildikten sonra yeniden geldiği zaman klimanız en son hangi modda çalışıyorsa o modda çalışmaya başlayacaktır. Olası bir elektrik kesintisi esnasında evden çıkacaksak, klima otomatının kapalı hale getirilmesi gerekir. Klima deliklerine bir şey sokmak ya da düşürmek cihaza zarar verir. Bu konuya çok dikkat edin.
Aşağıdaki durumlar için klimanın sigortasının attırıldığından ve klimanın kapalı hale geldiğinden emin olun
Temizlik ve bakım yapılmadan önce
Kurulum işlemi yapılmadan önce
Tamir edilmeden önce
Klimadan boşalan suyu kesinlikle içme suyu olarak kullanmayın. Bu şekilde davrandığınızda ciddi problemler yaşamanız olağandır. Klimayı montajladıktan sonra yer değişimine karar verirseniz bunu asla kendiniz yapmayın. Böyle bir durumda yetkili servis ile görüşmeniz en doğrusudur.
Bakım Ve Temizlik Yapılırken Dikkate Alınması Gereken Güvenlik Bilgileri
Klima temizliği için aşındırıcı ya da sıvı deterjanlardan faydalanmayın ve üzerine sıvı herhangi bir şey sıçratmayın. Böyle bir durumun yaşanması halinde plastik parçalar zarar görebilir. Bunun dışında elektrik çarpması gibi tehlikeli bir durum da yaşayabilirsiniz. Temizlemeye başlamadan önce herhangi bir zararı engellemek amaçlı klimayı kapatıp şarteli indirin. Yangının ve kısa devrelerin meydana gelmemesi adına iç üniteyi mutlaka kuru tutun. Bakım ve temizlik bölümünde anlatılan hususlara uyarak klimanızı dikkatle temizleyin ve bakımını yapın. Benzin, tiner ve buna benzer hiçbir maddeyi kullanmayın. Aynı şekilde kimyasal maddeleri de klimaya yaklaştırmayın. Hava filtresini takmadan önce filtrenin tam olarak kuruduğuna emin olun. Filtre takılmadan klimayı kesinlikle çalıştırmayın. Bu durum klimada arızaya sebep olacaktır.
Nakliye Ve Taşıma Esnasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Klimanın nakliyesi ve taşınması sırasında, özellikle iç ünite taşınırken OK yönüne dikkat edilmelidir. Dış üniteyi dik olarak taşıyıp yine beklettiğiniz yerde dik şekilde bulundurun. Dış ve iç ünite kutularının üzerine baskı yapma ihtimali olan hiçbir şey koyulmamalı ve kutulara kesinlikle basılmamalıdır. Klima montajı bina çıkışlarına, merdivenlerine ve koridorlarına yapılmamalıdır. Klimanın denendiği durağan basıncın 100 KPa olduğu bilinmektedir. Klimanın elektrik bağlantısı esnasında kullanılması gereken sigorta 18.000 ve 24000 btu için C tipi 20A’, 9.000 ve 12.000 btu için C tipi 16A’dır. Klima montajı yapılacak mekanın elektrik tesisatı kablo çapının istenen kesitte olmasına özen gösterilmelidir. Klimanızda yalnızca dış ünite bina dışı kullanımı için uygundur.
Klima Montajı İçin Konum Seçilmesi
İç ünite
Klima yakınında ısı ya da buhar kaynakları yer almamalıdır. Montajın konumunda hava dolaşımına engel olacak bir sorun olmamalıdır. Klimada hava dolaşımı iyi olmalıdır. Klimada tahliye yapımı kolay olmalıdır. Klima montajı kapı girişine yakın yapılmamalıdır. Klima ile tavan, duvar, dekorasyon ve diğer engeller arasında yeterli mesafe bulunmalıdır. Montaj konumu tavandan yaklaşık olarak 30 cm aşağıda yer almalıdır.
Dış Ünitede
Dış üniteyi yağmur ya da güneş ışınlarından koruyan bir tente varsa kondenserin ısı dağıtımına engel olmadığından emin olun.
Piller
Pilleri direkt olarak ateş, güneş ışığı ve bunun gibi etkenlere maruz bırakmamalısınız. Daha önceden kullandığınız pil ve yeni pil bir arada kullanılmamalıdır. Bitmiş pillerinizi kılavuzda yer alan pillerin takılması bölümünde anlatılan şekil ve tipteki pillerle değiştirin. Şarj edilebilir pillerden uzak durun. Pillerin aktığını fark etmeniz durumunda uzaktan kumandayı kesinlikle kullanmayın. Kumandada göreceğiniz 2478 simgesi pillerinizin bittiğine işarettir. Bu simge karşınıza çıktığında pilleri değiştirmeniz gerekir. İki adet kalem pil V AAA
tip 1,5 kullanın. Uzaktan kumanda pil kapağı ok yönünde açılmalıdır. Pilleri doğru yönde taktığınıza emin olarak yuvalarına dikkatli bir şekilde yerleştirdikten sonra kapağı kapatın.
Sorumluluk sınırlaması
Bu kılavuzda bulunan tüm teknik bilgiler, kullanım talimatları, klima bakımı, klima çalıştırılması ve klimanızla alakalı son bilgileri içermektedir. Üretimi yapan firma, üretici firma tarafından onaylanmayan yedek parçaların kullanılması, cihaz üzerinde izin
verilmeyen değişiklikler yapılması, cihazın kullanım amacının dışında kullanılması, kullanım kılavuzundaki talimatlara uyulmaması ve yetkili olmayan onarım işlemlerinin sebep olacağı herhangi bir hasardan ya da olası bir yaralanmadan kesinlikle sorumluluk kabul etmemektedir. Klima montajının yapılacağı mekanda bulunan elektrik tesisatının uygun olup olmaması tüketici sorumluluğunda olan bir konudur.
Teknik Değerler
Mevsimsel verim değerleri EN 14825 standardı esas alınarak belirlenmiştir.
Anma değerleri TS EN 14511 standardındaki T1 iklim koşulları dikkate alınarak belirlenmiştir. Dış ve iç ortam sıcaklıklarının, belirlenen sıcaklık değerleri dışında bir değerde olması durumunda ısıtma ve soğutma kapasitelerinde değişiklik yaşanacaktır.
Ürünün yanında verilen dokümanlarda ya da ürün etiketinde yazılı olan değerler, ilgili standartlar esas alınarak laboratuvar ortamında elde edilmiştir. Bu değerler, ürünün kullanımına ve dış/iç ortam şartları doğrultusunda değişiklik gösterebilir.
Klimadaki teknik özellikler ya da kılavuz haber verilmeksizin değiştirilebilir.
Bu ürün Elektronik Eşyaların Kontrolü ve atık elektrik yönetmeliğine uygundur.
Bu ürün 2006/95/AT (Alçak Gerilim (LVD) yönetmeliği) ve 2004/108/AT (Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği) sayılı Avrupa CE Direktiflerine uygundur.
Kumanda Saatini Ayarlama
Klimanızda sizin isteğinize uygun şekilde otomatik olarak kapatıp açabilmek için kullanabileceğiniz bir saat yer almaktadır. Klima kumandasının pilleri değiştiğinde veya klima yeni alındığında saati ayarlamanız gerekmektedir. Saat ayarını ilk kez yapıyorsanız önce pilleri yerleştirin. Üst ve alt ayar düğmelerini kullanarak saati dikkatli bir şekilde ayarlayın. Piller takıldıktan sonra 5 saniye içerisinde ayarlama işlemine başlamanız gerektiğini sakın unutmayın. Ayarı yapmakta geç kaldığınız taktirde saat 0 olarak ayarlanacaktır. Saat ayarını yapmayı tamamladıktan sonra farklı bir düğmeye basmanıza gerek kalmayacaktır. Yapmış olduğunuz ayar otomatik olarak kaydedilir. 3856 düğmesine her basıldığında zaman 1 dakika ileri gidecek; 3866 düğmesine her bastığınızda ise tam tersi olarak zaman 1 dakika geri gidecektir. Düğmelere basılı tutulması durumunda zamanın çok hızlı azaldığını ya da arttığını göreceksiniz. Olası bir saati tekrar ayarlama durumu olursa bunu saat düğmesine basarak yapabilirsiniz.
Uzaktan Kumanda Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Klima uzaktan kumanda ile çok daha verimli ve çok daha etkin kullanılabilir. Fakat bunun için bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
Uzaktan kumanda direkt olarak klimadaki sinyal alıcıya doğru tutulmalıdır. Kumandanın işlemesi için sinyal alıcıya olan uzaklığının en fazla 6m olması gerekmektedir.
Uzaktan kumandayı kullanırken alıcı ve kumanda arasında hiçbir engelin olmaması gerekir.
Uzaktan kumanda çok hassas bir parçadır. Bu nedenle kumandayı kesinlikle atmamalı veya düşürmemelisiniz. Ayrıca kumandayı her türlü sert darbeden korumaya özen göstermelisiniz.
Kumanda düğmelerine basıldığında Pink sesi alamıyorsanız kumanda ile klima arasında iletişim sağlanamıyor demektir. Böyle bir durumda klimaya biraz daha yaklaşarak ve kumandayı dik konumda tuttuğunuza emin olarak yeniden deneyin. Sinyal sesinin açık olduğuna emin olun.
Kumandayı ısı yayan herhangi bir cihaza yakın olacak şekilde ve güneş ışınlarının direkt olarak temas ettikleri yerlere kesinlikle koymayın.
Klimanın Uzaktan Kumandasız Çalıştırılması
Uzaktan kumanda bir sebebe bağlı olarak kullanılamaz hale gelir ya da kaybolursa, klimanızı iç üniteden çalıştırmanız mümkündür. Bu işlem için:
İç ünite ön kapağını sağ ve sol alt kısımlarından tutup çekerek yukarıya doğru kaldırın
Klimanızın sağında yer alan düğmeye basarak çalışmasını sağlayın. Klimanın çalışmaya başladığını yanan göstergeden anlayabilirsiniz. Gösterge yandıktan sonra oda sıcaklığına en uygun moda otomatikman kendini ayarlayarak çalışmaya başlayacaktır. Klimayı kapatmak için yine açma kapama düğmesini kullanın
Bu düğmeyle açtığınızda klima otomatik modda çalışacaktır.
Klimanızı çok daha kolay ve etkin bir şekilde kullanmanız için gereken bütün işlevler uzaktan kumandanızda bulunur. Bütün işlevleri kumandada yer alan düğmelerle yönetebilir; kumanda ekranında yapılan tüm değişiklikleri anlık olarak görebilirsiniz.
Hızlı Kullanım Ve İlk Çalıştırma
İlk olarak klima sigortasının açık olup olmadığına bakarak sigorta kapalı ise açmalısınız. Klima yetkili servis tarafından kullanıma hazır hale getirildikten sonra kumanda üzerinde yer alan 4248 düğmesine basın ve klimanızı çalıştırın. Klimada en çok kullanılacak olan derece değiştirme, ısıtma, soğutma gibi işlevleri kolay ve hızlı erişim adına göstergelerin bulunduğu bölümün hemen altında yer alır. Klimayı burada bulunan düğmelerden kapatıp açabilir, sıcaklığı düşürüp yükselterek ya da çalışma şeklinde değişiklik yaparak istediğiniz gibi klimaya komut verebilirsiniz. 4333 düğmesi, klimanın açma kapatma düğmesidir. Bu düğme ile klima açma kapatma işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. 4346 düğmesi, klimanızı soğutma moduna geçiren düğmedir. Bu düğmeyi özellikle sıcak yaz günleri için sıklıkla kullanacaksınız. 4361 ve 4358 düğmeleri sizlere arzu ettiğiniz sıcaklığı ayarlamanızı sağlayan düğmelerdir. 4374 düğmesi ile klimanız ısıtma moduna geçer. 4386 ve 4383 düğmeleri yine istediğiniz sıcaklığı seçmenizi sağlar. Kumanda kapalıyken 4400 düğmesini hiç kullanmadan direkt olarak 4408 ya da 4405 düğmeleri ile klimayı bu modlarda çalıştırmanız mümkündür.
Klimanın Kullanılabileceği Çalışma Sıcaklık Aralıkları
dış ortam dış ünitede, Soğutma +10 / +46 ºC, ısıtma -15 / +24 ºC’dir. İç ortam iç ünite de ise soğutma +16 / +30 ºC, ısıtma ise +18 / +30C olarak görülmektedir. Dış ortam sıcaklığı olması gerekenden yüksek ise klimanız soğutma modunda istenen verimi vermeyebilir. Yine dış ortam sıcaklığı olması gerekenden düşükse klima ısıtma modunda beklenen performansı göstermeyecektir. İç ortamda çok fazla nem olduğu taktirde iç hava çıkış ağzı nemlenme ihtimali vardır. Yüksek nem hakimken klimanın uzun süreli kullanılması halinde su yoğuşarak iç ünite yüzeyine damlayabilmektedir.
Klima İşlevleri
Klima işlevleri ürün özellikleri bazında farklılık gösterir. Bu nedenle aşağıda gösterilen işlevler klimada yer almıyorsa kullanılmayacaktır. Klimanızın rahatlıkla kullanılabilmesi için uzaktan kumanda yardımı alarak rahatça yönlendirebileceğiniz işlevler yer almaktadır. Bu işlevler sayesinde daha hoş ve daha keyifli bir hayat elde edeceksiniz. İşlevler şu şekildedir.
4632 soğutma işlevidir. Klima soğutma modundayken ortam sıcaklığı konfor ihtiyacına uygun olarak 18–30ºC, arasında ayarlamanız mümkündür.
4653 ise ısıtma işlevidir. Bu işlevde ise ısıtma modunda ortam sıcaklığı baz alınarak 16– sıcaklıkları arasında ayarlanabilmektedir.
4674 eko işlevidir. Bu işlev soğutma ve ısıtma modlarında enerji düşüşünü sağlar. Kumanda aracılığı ile ayarlanabilen sıcaklık değerleri, konforlu bir ortam için en uygun aralık ile sınırlandırılacaktır.
4705 otomatik moddur. Bu işlev sayesinde klima, ortam şartlarını baz alarak çalışma şeklini otomatikman kendisi belirleyecektir. Sıcaklığın durumuna göre soğutma, ısıtma ya da nem alma yapar.
4732 yatay kanat yönlendirme işlevidir. Bu işlev sayesinde yatay kanat düğmesi ile klimanın iç üniteden üflediği hava yönünü düşey şekilde yönlendirilebilir.
4754 fan işlevidir. Bu işlev oda sıcaklığında herhangi bir değişiklik yapmadan havayı oda içinde dolaştırır.
4768 nem alma işlevidir. ortamı çok fazla soğutmadan havadaki nem seviyesini düşürerek ortamı 18-30 derece arasında istediğiniz sıcaklıkta tutar.
4795 turbo işlevidir. Bu işlevle yarım saat içerisinde maximum olan en yüksek ısıtma ya da soğutma elde edebilmeniz mümkündür.
4819 uyku modu işlevi olarak bilinmektedir. Uyuduğunuzda odanın gerekenden fazla ısınması y da soğuması bu işlev sayesinde engellenir.
4849 düşey kanat yönlendirme işlevidir. Bu işlev ile düşey kanat konumları istenilen şekilde ayarlanır ve havanın ortamdaki dolaşımı yatay olarak yönlendirilebilir. 4870 kapat işlevidir. Bu işlev belirlediğiniz sürede bir geri sayım başlatacak süre bittiğinde klima kendisini otomatikman kapatacaktır.
4892 otomatik açma/kapatma işlevidir. Bu işlev ile önceden belirlediğiniz zaman dilimlerinde klimanızın açılıp kapanmasını ayarlayabilirsiniz.
4910 hisset işlevidir. Klima, kumandanızın yer aldığı ortamdaki sıcaklığı baz alacak şekilde çalışır.
4924 otomatik temizleme işlevidir. Klimanızı soğutma modunda kapattığınız andan itibaren iç ünite eşanjörünü otomatik olarak kurutur. Bu sayede nemin sebep olduğu kötü kokudan kurtulmanız sağlanmış olur.
4952 iyonizer işlevidir. Yapılan araştırmalar sonucunda normale oranla çok daha fazla negatif yüklü iyon molekülü içeren havanın bizi daha enerjik ve daha canlı tuttuğu anlaşılmıştır. İyonizer, bu sebeple negatif iyon üretip ortamdaki havaya aktarır.
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.05.07 12:36 erotikurunler Orviax - Geciktirici - Sertleştirici - Büyütücü - Performans Kapsülleri

Orviax - Geciktirici - Sertleştirici - Büyütücü - Performans Kapsülleri

https://preview.redd.it/7lqrlnu1prw21.png?width=600&format=png&auto=webp&s=1197d4298167a7681c3748bf2b0b133492320062
TELEFON & WHATSAPP İLETİŞİM VE SİPARİŞ HATTI : 0533 695 02 04

Orviax - Geciktirici - Sertleştirici - Büyütücü - Performans Kapsülleri

ORVİAX İLE ERKEN BOŞALMAYA VE SERTLEŞME SORUNUNA KESİN ÇÖZÜM !!!

Orviax ereksiyon hapı milyonlarca erkeğin gönül rahatlığıyla kullandığı bitkisel güç takviyesi, geciktirici ve sertleştirici hap
Erkekler bazen cinsel birleşme esnasında gecikme problemi yaşar veya sertleşme sıkıntısı çeker bunun bir çok nedeni var
Psikolojik olarak kendini odaklayamamak, daha önce hastalık geçirmiş olmak, penis metobolizmasının yetersiz olması gibi nedenler
- Tamamen Doğal ve Bitkisel
- Daha Uzun ve Daha Kalın
- Daha İri ve Görkemli
- % 100 Daha Sert Ereksiyon
- Arttırılmış Cinsel İlişki Süresi
- Daha Fazla Cinsel Enerji
- Daha Uzun, Daha Yoğun Orgazmlar
- Daha Kaliteli Spermler
- Daha Fazla Sperm Sayısı
- Maximum Gecikme
- Heran Hazır Vaziyette.
Gecikme veya sertleşme problemi için birçok ilaç türü bulunmaktadır ancak
bazıları bitkisel değiller ve tam olarak istediğiniz etkiyi alamazsınız
fakat orviax ile 15 - 20 dk. ya varan maksimum gecikme süresi yaşarsınız
ve hiç bir yan etkisi yoktur.
Ereksiyon bozukluğundan şikayetçi milyonlarca erkekten biri misiniz?
Her seferinde cinsel tatmine mi ihtiyacınız var?
Diğer erkek güçlendirici hapların cinsel hayatınızı yönetmesinden sıkıldınız mı?
Cevabınız evet ise yalnız değilsiniz sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, stresli ve yorucu çalışma koşşulları ilerleyen yaşınızın etkisi ve bir çok nedenden dolayı sertleşme, erken boşalma ve gittikçe küçülen penis boyu problemi yaşayan erkekler artık partnerlerindenn utanmak veya onlara mazeretler uydurmak zorunda değil.
Hepsi Orviax sayesinde!
Cinsel Organ ve ereksiyonunuzu geliştirir.
Size daha sert ve daha sık ereksiyon sunar.
Daha yoğun orgazm yaşamanızı sağlar.
Ereksiyonlarınızın daha uzun sürmesini sağlar.
Ereksiyonun daha kolay ve daha güvenilir olmasını sağlar.
İstek, güç, mutluluk ve performansı artırır.
Genel cinsel hayatın gelişimi ve Cinsel Organ hassasiyetini arttırır.

KULLANIMI

İlişkiye girmeden 30 - 45dk Önce 1 Kapsül orviax almanız size 12 ila 24 saat etki süresi verecektir.
Tavsiye Edilen Dozaj :
Genellikle 1 bardak ılık su ile alınan 1 kapsül; ereksiyon ve sertleşmede maximum etki yaratır, cinsel istek katkat artarak penis hacminde bir miktar büyüme meydana gelir, bunun yanında erken boşalma 15 ila 20 dakika arasında önlenmiş olur. ürünün etkisi kullandıktan 20 ila 30 dk sonra başlar. Not: Tedavi amaçlı ve peniste 5 cm büyüme ve kalınlaşma için 3 kutu kullanılmalıdır tek kapsülde penis hacmindeki büyüme kalıcı değildir 24 saat sonra penis eski halini alır yani ilişki öncesinde kullanılan 1 kapsül 24 saat boyunca yaşadığınız ilişkilerde ereksiyon, sertleşme ve erken boşalmada etkisini korur.

TAMAMEN DOĞAL VE BİTKİSEL

Orviax™ formülü tamamen saf doğal içerikler kullanarak hazırlanmıştır.
Bu önemli özelliği istenmeyen yan etkiler ve RX erkek cinsel güç artırıcı ürünlerdeki sağlık risklerinden endişe etmeden Orviax’ı gönül rahatlığı ile kullanmanızı sağlar.
Orviax™ piyasadaki tüm tıbbi ürünlerden daha güvenli olup, daha hızlı ve uzun süreli etkiye sahiptir.
Eşler artık yatakta birbirlerine daha içtenlikle sarılabilir.
Bununla birlikte, Orviax™ tamamen doğal olduğundan, sipariş vermek için doktor reçetesine sahip olmanız gerekmez. Orviax™ erkeklerdeki sertleşme bozuklukları ile mücadele eden 11 benzersiz bitkisel içeriğin araştırmalarla kanıtlanmış karışımını kullanır.
Aşağıdaki bitkisel içeriklerin benzersiz bileşimine bir göz atıp ve her bir içeriğin nasıl sertleşme bozuklukları ile mücadele ettiğini ve cinsel performansınızın nasıl artırdığını görün.
Orviax™ formülü Uzak doğu, Avrupa ve Güney Amerika’da özel iklim şartlarında yetiştirilen güçlendirici afrodizyak bitkisel konsantrelerinden oluşturulmuştur.
Orviax™ tamamen bitkisel içeriği ile cinsel faaliyetleri tetikler, sertleşmeyi geliştirir ve korur ve testiste sperm üretimini artırır.
Orviax™ içerikleri bu bölgelerden sadece güçlendirici bitki yetiştiricilerinden temin edilmektedir. Ürün üstün kalite nitelikleri katan patentli proses yolu ile konsantre hale getirilmektedir.
Bu bitki özleri endüstri standartlarına kıyasla 15 kat daha fazla konsantre edilmektedir.
Patentli Orviax™ üretim projesi araştırmalarla kanıtlanmış
anlık ve uzun vadeli avantajların sağlanması için normal direncinden 17 kat daha yüksek içeriklere sahiptir.
Damiana :
Damiana, Mayalar döneminden bir Orta ve Güney Amerika’ da kullanılmakta olan bir afrodizyaktır.
Cinsel güçlendirici, sertleşme fonksiyonunu geliştirici ve orgazm güçlendirici yöntem olarak saygınlığını binlerce yıldır korumaktadır.
Damiana kullanımı üzerine yapılan klinik çalışmalar cinsel faaliyetlerde bir artış meydana geldiğini göstermiştir.
Keşiş Külahı :
Uzak Doğuda yüzyıllarca kullanıldıktan sonratıp doktorları Keşiş Külahının libido’yu yükselttiğini, sertleşme fonksiyonu geliştirdiğini, cinsel gücü yapılandırdığını ve hisleri artırdığını belirtmektedi. doğal olarak, Keşiş Külahı Cinsel gücünü ve dayanıklılığını doğal yöntemlerle serbest bırakarak işlev göstermektedir.
Afrodizyak niteliğinde Icariin adlı aktif madde içerir İcariin tıpkı Viagra’ nın yaptığı gibi PDE-5’ in vücutta kalmasına yardımcı olur.
Ashwagandha :
Ashwagandha cinsel canlılık için adaptojen ve teskin edici olarak kullanılır. Bazıları Ashwagandha’yı geleneksel Çin tıbbında ginseng kullanımı gibi ayurveda tıbbında Hint ginsengi olarak adlandırmaktadır.
Ashwagandha, bir holistik tıpta Hint sistemi olarak ayurvedada kullanılmaktadır.
Kök genel olarak adaptojenik özellikleri ile tanınmaktadır. Adaptojen vücudun direncini hissi ve fiziksel strese karşı artıran fizyolojik bir maddedir.
Ayurvedik hekimler geleneksel olarak Ashwagandha’yı rahatlamayı ve hissi dengeyi geliştirmek için kullanırlar.
Ashwagandha‘yı erkek vücudunda bir rahatlatıcı ve stres azaltıcı madde olarak işlev görmesi için Orviax™’ de kullandık. Bu şekilde ürün vücudun doğal yollardan ereksiyon sağlamasına yardımcı olur.
Avena Sativa :
Avena Sativa tehlikeli yan etkiler olmadan farmasötik ereksiyon geliştiricilere popüler doğal bir alternatif haline gelmektedir.
Avena Sativa özü kan içinde bulunan testosteron maddesini serbest bırakarak daha aktif hale getirir.
Avena Sativa hem erkek hem de kadınların daha hızlı ve etkin şekilde uyarılması için kullanılır.
Erkeklerde cinsel iktidarsızlık ve erken boşalma tedavisi için çok etkilidir. Kadınlarda cinsel isteği artırır.
Bu bitki aynı zamanda beyin ve sinir sistemi için de rahatlatıcı bileşenler içerir.
Gingko Biloba :
Ginko Biloba beyin toniği olarak bilinir ve tepki sürelerini artırıp zihin açıklığını geliştirerek kısa ve uzun vadeli hafızayı açar.
Ginkgo Biloba faydalarından ötürü bitki Alzheimer rahatsızlığı ve diğer serebral yetersizlik semptomlarına sahip olan yaşlı hastaların tedavisinde kullanılmaktadır.
Ginkgo biloba’nın diğer faydaları arasında tansiyon ve çarpıntıyı düşürmesi ve enerjiyi yeniden yapılandırılması sayılabilir.
Erkek cinsel gelişiminden önce metal ve fiziksel gerilimi ortadan kaldırması amacı ile Orviax™ ‘a Ginko Biloba kattık.
Kore Ginsengi :
Kore ginsenginin ana aktif maddeleri ginsenosidlerdir.
Bu steroid benzeri bitki kökenli kimyasallar ginsenge stres etkilerine karşı koyucu özellikler katan adaptojenik özelliklere sahiptir.
Glikositler adrenalin bezleri üzerinde çalışıp adrenal hipertrofi ve strese karşı aşırı kortikosteroid üretiminin engellenmesine yardımcı olur.
Ginsenositler beyindeki nöron vericilerinin protein sentezini ve aktivitesini artırır. Ginseng kan damarı oluşumunu tetiklerken hafıza ve algılama yeteneklerini geliştirerek beyindeki kan dolaşımını da geliştirir.
Ginseng aynı zamanda Viagra’ya benzer bir yöntemle erkek organlarındaki kan dolaşımını da geliştirir.
Ginseng aynı zamanda şeker hastalığı, migren, enfeksiyon gibi rahatsızlıklara karşı aynı zamanda radyasyon ve kemoterapiden korunma ve uykuya yardımcı olma ve iştah açıcı olarak da kullanılır.
Kore ginsengi panakstriol gibi steroidler içerir.
Sterodiler vücutta doğal olarak bulunan anabolik steroidlere de yapısal olarak belirgin şekilde benzerdir.
Bu Kore ginsengini anabolik steroidlere doğal alternatif arayan atlet ve vücut geliştirme sporcuları için ideal bir bitki haline getirir ve ayrıca doğal yollardan ereksiyon sağlamak ve libido seviyelerini artırmak isteyen erkeklere de yardımcı olur.
Maca :
Bezel sistemi destekleyen Peru Ginsengi olarak bilinir.
Bu bitki cinsel sağlığın iki fonksiyonuna yardımcı olur:
cinsel performansı ve isteği artırır ve aynı zamanda dayanıklılık ve enerji seviyesini yükseltir.
Lepidium meyenii veya maca Bolivya ve Peru’nun yüksek And Dağları’na özgü bitkisel iki yıllık (bienal) bitki veya yıllık bitkidir (bazı kaynaklarda adı çok yıllık bitki olarak da geçer).
Bitki sebze kökü ve tıbbi bitki olarak kullanılan etli hipokotili (aslında kaynaşmış hipokotil ve kazıkök) için yetiştirilir.
İspanyol ve Quechua adları arasında maca-maca, maino, ayak chichira ve ayak willku’da bulunur.
Maca, yüzyıllardır And Dağları’nda insanlar tarafından kullanılıp hasat edilmektedir.
Savaştan önce İnka savaşçıları tarafından yenmekte ve İspanyol kraliyet vergilerinin bir çeşit ödeme şekli olarak kullanılmaktaydı.
Uslan Üniversitesi Üroloji Departmanı tarafından yapılan bir çift – bilmez çalışma "sertleşme bozukluğuna karşı Maca etkinliğini" araştırmıştır.
Elde etmiş oldukları sonuç “Elimizdeki veriler kırmızı ginsengin erkek sertleşme bozukluklarının tedavisinde etkin bir alternatif olduğunu ortaya koymuştur” şeklindedir.
Maca‘ nın kilit içerik maddelerinden biri beyne ve Cinsel Organa giden kan akışını hızlandıran ve kan dolaşımı sağlayan ve sperm üreten ginsenoiddir.
Rus bilim adamları Ginseng’ in fiziksel ve mental faaliyetleri geliştirdiğini ve atletik performansı artırdığını ve cinsel bezler üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu bildirmişlerdir.
Cinsel iktidarsızlık ve erken boşalma ile mücadele için kullanılan Maca aynı zamanda vücudu canlandırıp enerji sağlarken kan basıncını da normalleştirir.
Muira Puama :
Aynı zamanda “iktidar ağacı” olarak da adlandırılan Muira puama Brezilya Amazonlarına özgü 15 feet (5 m) boyunda küçük bir ağaçtır. Kabuk ve kök kısımları Muira Puama’nın kullanılan ana kısımlarıdır.
Yerliler muira puama’yı iktidarsızlık, yorgunluk, nöromusküler problemler ve romatizmaya karşı kullanır. Muira Puama'nın botanik adı Ptychopetalum olacoide’tir.
Muira Puama’yı mara puama, marapuama ve marapama gibi farklı şekillerde telaffuz edilirken duyarsanız şaşırmayın.
Kökü ve kabuğu Güney Amerika’nın Rio Negro bölgesinde yerliler tarafından çok çeşitli hastalıklara karşı kullanılmaktadır ve cinsel bozukluklara karşı bitkisel tedavi olarak şöhreti epeyce artmıştır.
Saw Palmetto (Ptychopetalum) :
Saw palmetto özü Serenoa çiçeği meyvesi özüdür.
Yağ asitleri ve bitki sterolleri açısından zengin olup benin prostatik hiperplazi tedavisi konusunda umut vericidir.
Amerikan Yerlileri meyveyi besin için aynı zamanda da çeşitli üriner ve üreme sistemi sorunlarına karşı kullanmıştır.
Avrupalı koloniciler saw palmetto kullanımını öğrendiler.
Bitki zayıflık, zorlu hastalıklardan kurtulma ve üriner problemler de dahil olmak üzere birçok rahatsızlıkta en az 200 yıldan veri kaba özüt olarak kullanılmıştır. Örneğin, Editör Fizikçi H. W. Felter bitki hakkında "Saw palmetto sindirim borusu üzerinde iyi etkilere sahip sinir yatıştırıcı, balgam söktürücü ve besleyici toniktir...
Direkt etkisi doku kaybı yaşanmaya başladığında üreme organları üzerinde yoğunlaşmaktadır..." diye yazmıştır.
Serenoa çiçeği veya Sabal serrulatum olarak da bilinen Saw palmetto, genellikle benin prostatik hiperlazi (BPH) ile ilgili rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
Saw palmetto’nun tıbbi içerikleri Carolinas ve Florida’ dan California’ ya kadar güney Birleşik Devletler sahil bölgelerine özgü olan Amerikan cüce palmiyelerin kısmi olarak kurutulmuş olgun meyveden alınmıştır.
BPH erkeklerde yaşlanmanın evrensel sonucudur.
Prostat bezi genişledikçe, obstrüktif ve kızartıcı semptomlara neden olabilir; yine de, prostat bezinin boyu hastaların yaşayabileceği türden değildir.
Erkek organ güçlendirme ve yaşlanma geciktirici kaliteleri için Orviax™ ‘ye Saw palmetto ekledik.
Tribulus Terrestris :
Tribulus terrestris tropik iklimlerde yetişen bir bitkidir.
Bitkinin en ilginç parçası kökünde bulunur.
Bu bitki dünya çapında çok çeşitli hastalıklar için kullanılmaktadır. Bitkisel tamamlayıcı diüretik, antiseptik, antienflamatuar ve psikolojik iyileştirici tonik olarak kullanılmaktadır.
Tribulus terrestris en belirgin avantajları cinsel bozuklukların tedavisidir.
Bitki Asya ve Bulgaristan’ da yıllardır libido ve kısırlık sorunlarının tedavisi için kullanılmıştır.
Tribulus terrestris erkeklerde libido seviyesini yapılandıran ve aynı zamanda ereksiyonu geliştiren ve süresini uzatan hormon içermeyen bir bitkidir.
Tribulus terrestris aynı zamanda sperm miktarını ve hızını artırmaktadır.
Şu şekilde başarır:
Tribulus terrestris lüteyinleyici hormon (LH) seviyelerini artırarak testosteron seviyelerini fırlatır.
LH vücuda doğal testosteron salgılaması için sinyal gönderen hormondur. Günde 750 mg tribulus terrestris alan bireyler üzerinde yapılan bir çalışma LH seviyesinin %72 arttığını göstermektedir.
Serbest testosteron %41 oranında artmıştır. Bu testosteron seviyesindeki artış Orviax™’ nin içine Tribulus Terrestris'i katmamızın nedenidir.
L-Arginin :
Bunu bilim adamları "Mucize Molekül" olarak adlandırmaktadır çünkü güçlü sağlık seviyesi geliştirici özellikleri onu şu ana kadar keşfedilmiş en güçlü amino asit yapmaktadır.
Kan basıncını düşürürken, kan dolaşımını ve erkeklerde sperm ve semen hacmini artırır.
Özellikleri 1998 Nobel Tıp Ödülü ile tanınmıştır ve o tarihten beri doğal tıpta çığır açmıştır.
L-Arginin vücuttaki nitrik oksit miktarını güvenli şekilde artırır.
Nitrik oksit Cinsel Organ içindeki kan damarlarının sulandırılmasına, kan akış hızının artırılmasına ve ereksiyonu sürdürmenize yardımcı olan damar genişlemesini (vazodilatasyon) sağlar.
Protein sentezini hızlandırır ve iyileşme, vücut geliştirme ve sperm üretiminin gelişmesine yardımcı olur.
submitted by erotikurunler to u/erotikurunler [link] [comments]


TÜRK IRKININ ÖZELLİKLERİ  Gerçek Türkler Kimdir, Tarihi ... ZEKİ İNSANIN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ ,DAVRANIŞLARI VE ... EN GÜZEL İNSANLARA SAHİP ÜLKELER - YouTube 2 - 6 Maddelerin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri HZ ISA (AS)'IN FIZIKSEL ÖZELLIKLERI.. HZ.MEHDİ FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ BURÇLAR TATİLDE / Plaj savaşları 1 - YouTube Fiziksel Özellikler - 4. Sınıf Sosyal Bilgiler - YouTube TÜRK MÜ-RUS MU Çalışma Soruları /Bölüm 13 Çözeltiler ve Fiziksel Özellikleri (2)

Amerikanın genel-özellikleri - LinkedIn SlideShare

  1. TÜRK IRKININ ÖZELLİKLERİ Gerçek Türkler Kimdir, Tarihi ...
  2. ZEKİ İNSANIN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ ,DAVRANIŞLARI VE ...
  3. EN GÜZEL İNSANLARA SAHİP ÜLKELER - YouTube
  4. 2 - 6 Maddelerin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
  5. HZ ISA (AS)'IN FIZIKSEL ÖZELLIKLERI..
  6. HZ.MEHDİ FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
  7. BURÇLAR TATİLDE / Plaj savaşları 1 - YouTube
  8. Fiziksel Özellikler - 4. Sınıf Sosyal Bilgiler - YouTube
  9. TÜRK MÜ-RUS MU
  10. Çalışma Soruları /Bölüm 13 Çözeltiler ve Fiziksel Özellikleri (2)

2 - 6 Maddelerin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Musa ÖZDEMİR - Fizik Animasyonları ... Avrupa Avrupa Duy Sesimizi! - Olmaz Öyle Saçma Tarih B28 - Duration: 42:35. Flu TV 305,257 views. 42:35. Güzelliğin kişiden kişiye değiştiği düşünülse de bir websitesi güzelliğin ölçülebildiğini iddia ediyor. Beautifulpeople.com yani güzel insanlar.com adlı bir ... kuzey avrupa haritası kürt ırkının fiziksel özellikleri kürtlerin fiziksel özellikleri larissa gacemer oynadığı diziler latin ırkı ... Müslüman düşünmez, mantık yürütmez , doğruyu aramaz sadece şıhı şeyhi hocası ne derse ona inanır mantığında olan münafık arkadaşlar videolarıma yorum yapmazs... diriliş ertuğrul dizisi ile Osmanlı ve Selçuklu öncesi Türk tarihine ilgi duyulmaya başlandı. Türkiye'de gerçek Türklerin oranı ve Türklerin fiziksel özellik... 2- Çalışma Soruları /Bölüm 13 Çözeltiler ve Fiziksel Özellikleri (2), 3 adet soru çözümü. Herkes iyi bir tatili hak eder. Aslanlar için en lüks, başaklar için en temiz , teraziler için en renkli, bogalar için en doyurucu, ve herkes için en uygun t... http://www.sadikuygun.com.tr/ http://www.kucukadimlar.com/ Sn. Adnan Oktar, Hz. İsa (as)'ın fiziksel özelliklerini anlatıyor. (http://www.kutubisittedemehdiveisa.com) (http://www.isagelecek.com) Sayin Adnan Oktar'in ... zeki insanın davranışları takıntıları fiziki özellikleri hakkında bilgi vereceğim kim bilir belki sizde bir dahi sinizdir İYİ SEYİRLER. GÜRKAN ERYİĞİT İN KAN...